Mayıs, 2009 arsivi

Aklıma ilk gelenler (III)

Ebrisim, Mayıs 3, 2009, yazayım ben..

(*)

Seni özlemek gibisi gelmedi başıma.

Hep içimde taşıdığım başka duygularımda
Başka kimse yoktu önce.

Ama parmak uçlarımda,
Tenimin altında oluşan her harekette
Aklımın aldığı her olayda
Yaşanılan her duruma
Bakış açımın içinde

Benim dışımda birinin olması
Zaten allak bullak ederken
Kendimin sana her yönüyle bulanmaktan
Tad alan ben kısmını;

Bir de sen bunca içimdeyken
Seni özlemek.

Birileri bana kilometreleri hatırlatsın
Ya da ben birilerine kilometrelerin olmadığını.

Dünyadaki şehir sayısını
Var olan bağı anlayamadığımız sürece
Var olan ulaşabilme olasıklıklarını,
Sen yanımda olduğun sürece
Dünyanın küçülme hızını
Ki varsın..
Birileri bana hesaplasın..

Ben bu tip hasretin
Tadını anlamaya çalışıyorum
Biri yardım etsin.

Biri bana seninle olmadığım bir dünyanın varlığını
Unutmayı hatırlatıp durmasın.
Birileri senin beni nasıl sevdiğini anlatıp durmasın.
Birileri benim yaşadığım toprakların çamurunun
Seninkilerle aynı olduğunu söylesin.
Aynı yağmurların, ikimizi de ıslatıp durduğunu

Birileri hayatın beklettiği anları
Beklemem gerektiğini bana fısıldasın.
Benim hatırlamam gereken
Geçmişin dokusunu kimse bana anlatmasın.

Olduğun hali kimse bana tanımlamasın.

Seni sevdiÄŸim gibi
Olduğun gibi kaldığını
Gördüğümün daha fazlasını
Ben kaÅŸfedeyim
Kimse demesin.
Diyeceklerse

Bu hasreti desinler
Bu güneşin bu batışını
Bu yağmurun nasıl yağdığını
Ama sensiz ıslanamadığımı
Ve asla içime işleyemediğini yazsınlar.
Oluyorsa.

“İkimisinin anladıklarını baÅŸka kimseler anlayamaz,
Kimseler diyemez” desinler.
Demesinler, anlamasınlar.
Yapabiliyorlarsa.

Az kaldı,
Az kaldım.
Kimseler tam diyemez.
Çünkü
Seni özlemek gibisi gelmez kimsenin başına.