Yine
(*)
Son yudumumuz kalmış,
Kadehin dibinde.
İçme.
Sonrası yine angarya,
Yine kulak tırmalayan anonslar,
Yine ellerimizde bavullar.
Ve yine hayatlar.
Belgesiz geçen saatleri,
Belge dolu bir yol izleyecek yine,
Ezberlemeye dahi korktuÄŸum,
Çiçeklerle karışık kokunun üzerine,
Yine kendi parfümüm sinecek.
Ve geçtiğimiz kaldırımlarda yürürken,
Durup dururken,
Ruhuma vuracak, orada aldığım tüm gereksiz ve sensiz kokular.
Yine dokunduğun yerler çok acıyacak,
Gözlerinin değemediği her hücrem
Kıskançlıkla hırpalayacak beni.
Yine sesini harfler arasından duymak kalacak
Çok uzaklara.
Son yudumlarımız kalmış.
İçme.
Yine muhabbetlerin tınısı,
Özlem diye bağıracak.
Saatler yavaÅŸlayacak,
Yine şarkılar içimden geçenleri söylemeye çalışacak,
Olmayınca, bozulup küsecekler.
Yine herkese “hastayım bugün biraz” demek zorunda kalacağım.
Yine herkes çok uzak gelecek, yine herkesin içinde biraz sen kalacaksın
Ve yine herkes o kadar sen olmayacak ki.
Farklı tarihler, şehirler, hayallerle dolacak kafam,
Yine aklıma başka hiçbirşey gelmeyecek.
Yine bir saniyede spontane verilen cevapları,
Aylarca kurgulayacağım kafamda.
Yine tüm şakaları gerçek paylarına bölüp,
Hayatla çarpacağım.
Yine yanlış anlayacağım.
Yine gözlerim yarını görmeye koşacak,
Yine sesim dünden geliyormuş gibi kalacak
Ve ben yine zamanın neresinde kaldığımı anlayamadan uyumuş olacağım.
Son saatleri meyhanelerin.
Kapatacaklarmış.
Gitme.