Haziran, 2008 arsivi

Sövgü

Ebrisim, Haziran 17, 2008, yazayım ben..

Sabah olmuÅŸ.
Görmedim.Şiddetle darbe alan her insan
İlk önce gözlerini kapar.
“Ah!”, “Ahi!”, “Aua!”, “Ouille!”, “Ouch!”
Kendi dilinde haykırır,
Ama ilk gözlerini kapar!

Acıyı tanımlamak için,
Bütün dış öğeleri dışlar beyin.
Acıdan korkmamak için onu tanır!

Sabah olmuÅŸ,
Görmedim.
Benim gözlerim korkudan kapalı.
Bilmiyorum bu acıyı.
Tanımıyorum.
Tadım yok, keyfim kaçık!
Açmıyorum gözlerimi,
Güneşin bulutları aydınlatmasına inat.

Yağmur yağıyor.
Görmedim, duydum.
Kulaklarım açık kaldı, sen bir haber ver diye.
Bu acıyı tanımıyorum,
Toparlayamıyorum,
Gözlerim kapalı,
Sövüyorum!

HoÅŸgeldin

Ebrisim, Haziran 14, 2008, yazayım ben..

Kokunu öyle çekmişim ki içime,
Benden kopamayasın diye
Meğer sardunyalar kokan bahçelere özendiğimdenmiş.
Limanımdan açılmanı öyle bir izlemişim ki.

 

Ama bilemedin,
Giderken yüzüme dokunduğunda
Her tarafım sen kokuyordu.
Halatların elimdeymiş
Meğer açıldığın deniz, benliğimmiş.

Çık git!

Ebrisim, Haziran 13, 2008, yazayım ben..

Ne zaman karnıma ağrı girse,
Seni mi hatırlayacağım ben?!

Büyük boşluğun ağrısı mı bu?
Sonsuz hafiflikte her basan ayağın ağırlığı belki.
Seni öğütemedim,
Üzerine yığamadım başka düşleri.

Kaldın orda, kaldırıldım.
Hayatımın dekorasyonlarını bezedim ustalıkla,
Gümüşler, paha biçilmez ahizeler,
Büyük duvarlar, yüksek tavanlar.
İhtişama uzandığım her adımda,
Her yükselen tavanda, her çıkılan katta
Biraz daha büyüdü içimdeki boşluk,
Ve senin ayak izlerin ağrıttı karnımı,
Her gece.

İnançlarım sarsıldı, sarsıldım.
Ustalıkla doldurmuştum içimi
Kendi çizdiğim inançlar,
Çözüme müsait paradokslar,
Beynimin sonsuz ve yorulmayan enerjisi
Dışardan tekmeler attın büyük duvarlarıma.
İlk delikten sızdın ve çamurlu ayaklarınla,
Kirlettin havasını boşluğumun.

Her karnım ağrıdığında,

Seni mi hatırlayacağım ben.
Tamam, anladım, çözdüm.
Bitir artık!
Çık git!
Tavanlarım boşluklarıma çöküyor,
Çöküyorum!
Altında kalma.

Ballı Pesimist

Ebrisim, Haziran 11, 2008, yazayım ben..

Bir bardaktan diÄŸerine,
Boşanıyor yağmur.
Bir ben görüyorum yağdığını.
Güneşinden boşanıyor yağmur,
Gökyüzünden, benim yüzüme.

Yeşile yağıyor yağmur,
Mavisini bırakıp.
Bir ben soruyorum,
Neden deÄŸiÅŸti fikrin diye
Göğü bırakıyor yağmur
Arkasında parlayan bir güneş bırakarak.

Korkuyorum, korkutuyor.
Olduğum yerde dönüyorum.
Görmeden merkezi.
Islanıyorum, ısınıyorum diyor.
Yoruldum, aÄŸlama diyor.

Isınıyorum, ısıtıyor.
Beni çekiyor yanına güneş.
Buluta saklanıyorum.
Çekiyor tüm derdimi güneş.

Bir bardaktan diÄŸerine,
Boşalıyorum.
Bir ben görüyorum ağladığımı,
Bir de çoktan herkesin unuttuğu yağmur.