Nisan, 2008 arsivi
“Aşkta gurur olmaz” dediler,
“Aşkta kural olmaz” dediler,
“Erkekler ağlamaz” dediler,
“Erkek korur, kadın korunur” dediler,
“Ruh ikizinizi bulun” dediler,
“Kadınlar romantiktir, erkekler mantıklı” dediler,
“Aşk zor bulunur” dediler,
“Cinsel tecrübe yosmalıktır!” dediler,
“Erkeğin çirkini sadık olur” dediler,
“Önemli olan sadece iç güzelliği” dediler,
“Güzel kadın salak olur”,
“Akıllı kadından korkulur” dediler,
Başarısız erkeğe yetersiz,
Başarılı kadına orospu,
Uzun ilişkiler yaşayana mazbut,
Kısa tutanlara çapkın dediler,
“Çapkınlık erkeğin elinin kiri” dediler.
Sevgililer gününü hediyeyle,
Dürüstlüğü, kıvrak zekayla ölçtüler.
Medeniyet hasreti çekip,
“Erkeğin maçosu makbul” dediler.
Kadınlığı anladığını sanan adamlara uzman,
Erkekleri anladığını sanan kadınlara “nasıl olsa hepsi aynı” dediler.
Çiçek alınca affedilmeyi bekleyip,
Sıkışan sinirlere cevap vermeden susmaya erkeklik;
Mutluluğu “sahiplenme” ile ölçmeye,
Korunmasız kuş karakterine bürünmeye kadınlık dediler;
“Seven adam kıskanır”, “Kıskanılan kadın mutludur” dediler.
Bi de herkesi ikna ettiler,
Gurursuz, duygusuz,
Herkesin kendini en önemli sandığı, bencil
Sahte aşklar yarattılar.
Düşündüm..
Elimde patladı romantizm
Aşklarımın içine ettiler!
“Sokakta bağırılmaz” diye kızdı çocuğa annesi!
Bağırmadı.
Nerde bağrılır diye düşündü, akşama kadar düşündü çocuk..
Babası geldi, yorgun. Televizyon karşısında uyudu.
“Baba, bu gün n’oldu biliyor musun?” diye özleyerek babasına koştu çocuk.
Tek gözünü açabildi, sersemledi baba.
Bi zılgıt oğlana, bi zılgıt hanıma, bağıra çağıra.
Büyüdü çocuk
Kızgındı çocuk
Evlendi çocuk
Ama bağırmadı sokakta.
Bana ulaşacağım başarılar sunsaydın, heyecanlı olurdu sana ulaşmaya çalışmak,
Sen bana başardıklarımı hatırlatıp durdun.
Bana seni mutlu etmek için fırsatlar sunsaydın, mutluluk aradığını bilebilirdim en azından…
Bana, sana gösterdiğim düşleri anlatma, beni kendi düşlerine al!
İstediğimde gerçeğe dönebileceğim kapıları olsun.
Bana, benim özgürlüklerimi anlatma,
Özgürlüklerini savunma.
Kendimi, kendini özetleme.
Özetlere sığmaya çalışma, hayatıma gir!
Bana yapacağın yanlışların korkusunu anlatma,
Yanlış dediğini yapacaksan illa;
Bana güvenmeden onları yap.
Benim erkekliğimi, bana açıklama..
Kadınlığının tariflerini benden bekleme.
Kadın olmanın avantajlarını yaşadığını kanıtla bana
Erkekliğimin güzelliklerini ben bileyim..
Gözün kapalı güven bana
Gözün kapalı bakma.
Bana yaşadıklarını yorumlatma.
Yorumladıklarını anlat.
Sırf seni çok seviyorum diye,
Kendini bana emanet etme.
Beni yalnızlığının ilacı sanma,
Beraberliğin güzelliği olarak kabul et.
Yalnızlığımızı kabul et..
Bana, bıktıklarıma bahaneler aratma;
Bıktıklarına çözümler…
Bana sevilmişliğin büyüsünü anlatma, sev!
Ben anlarım..
Anlamıyosam terk et beni,
Sensiz nasıl yaşayacağımı düşünmeden bırak beni
Ne kadar üzüleceğimden tatmin olmadan!
Ağlıyordu oğlan,
İtinayla yardım ediyordu kız.
“Aldatılmak, öğrenene kadar çok kolaymış” dedi oğlan,
“Üzülme, geçer.” dedi kız, basitçe
Başını yasladı kız,
Başını yasladı oğlan.
Bilinçsiz bir bilgelikle öptü kızı.
“Yapma! Kafan çok karışık” dedi kız,
“Artık seninki de karışıyor” dedi oğlan
“Zaten devrimizin yanlış deviniminde,
Kafalar yeterince karışmadan
Kalpler çıkmıyor ortaya”dedi oğlan.
Öptü kız,
Öptü oğlan, basitçe.
Tenler birbirine acımsar bir özen gösterdi.
-
Orgazm sigarasının izmaritini camdan attı oğlan,
Küllerini havada yakalayamadı kız.
Ağlıyordu oğlan,
“Karışık kafalardan fışkıran aşk,
Kalpler karışınca fütursuz boşalıyor insan” dedi kız
Gömleğini giymiş gidiyordu oğlan..
Bir kez daha boşluğa düşüyordu aşk,
Küllerini havada yakalayamadı kızla oğlan.
Şubat’07
Başka hikayeler duymak için benim kaçışlarım ‘olmak’tan, başka insan olmak için değil!
Öğrendim ki, yatıştıklarımı anlamak güzel, hararetten kaçmak çirkin.
Sakinliğe olan saygım tutuyor beni ayakta, sinirden korkum değil. Çünkü ‘anlaşma’ya inandığımdan bağırıyorum, haklılığımdan değil.
Bacaklarının güzelliğin sadece ereksiyona sebep! Ama anlamlarıma saygın, kattıkların falan gibi şeyler olsun aşkımın başladığı yer. Yoksa poponun güzelliğinde düşünecek bişey yok!
Sıkılacağım! Başlıyorum hiçbir şarkıyı beğenmemeye.. Senin sevdiğin şarkıları da anlamayıp, ukalalık edeceğim, git bence.
Ağzımızda bizim bu ‘anlayış’ kelimesi! Amuda kalkıp çiğnememiz gerekiyor. Boğaz zaten yutması gerektiğini bilir.
Kalbimin aort boğazına bi iğrenme geldi! Seni kustum. Çiğnemiştim, yutmuştum, midem de öğüttü, eski aşklarımla karıştın, allah seni nasıl biliyorsa öyle yapsın! Onlardan da parçaları kusturdun bana!
Çok saygılıyım sakinliğine, gideyim ben!
Sen şimdi başını sallıyorsun ya, aslında anlamak istememenden tatmin olmuyorum!
Evet ya! Kafa buluyorum! Ama biliyor musun, keşke o bulduğum kafanın içinde biraz da ben olsaymışım.. Kendimi de kustum şimdi..
Yalan söyledim ben sana! Daha doğrusu şimdi dank etti kafama. Hep beni seveceğine kafamı salladım ya! Hiç kabul etmemişim.
Bana mutluluk vermiyor artık, sen beni sevme! Hatta canın çektiyse nefret et. Omuzlarımı kaldırıp kaldırıp indiririm.