Nisan, 2006 arsivi

Dün Gece

Ebrisim, Nisan 18, 2006, yazayım ben..

(*)

Hep hatırlamak isteyeceğim gibiydin
Dün gece
Hep kalmak isteyeceÄŸim gibi..

Kokunu unutmaktan korkacak kadar
Hafif uyudum
Ve sana uyudum
Gözlerimi açmaktan korkmayacak bir sabah gibi

Bir dönüş müydü yoksa
Başlangıç mıydı başımı koyduğum omuz,
Ama bilmeyi istemeyecek kadar
İçten uyudum.

Fark edişlerimi heyecanlandırmak
İster gibiydin dün gece
Hep hatırlamak isteyeceğim gibi

Mesela, göz kapakların bu kadar masumken
Sana bakmayı istediğimi fark edecek kadar
Geç uyudum.

Elime  dokunmanı, en anlamlı bakışınla
Tamamladığını hissedecek kadar az..

Az uyudum, çünkü

Rüyalarda gördüğüm her anın
Ne kadar az olduğunu kanıtlar gibiydin
Dün gece

Güvendiğini belli eden bir ten,
Ve tende,
Arayışla ve özlemle boğuşmaktan
Bıktığını söyleyen bir sıcaklık.
Ve bu sıcaklıkla alay eden
Saf ve çıplak bir ruhun varlığını
Bana gösterir gibiydin
Dün gece.
Hep kalmak isteyeceğim gibi…

Sen uyurken kuruyan dudaklarını seyrettim
Başınla omuzlarının anlaşamadığı her andaki
Boynunun hareketini.
Yarım yamalak uyandığın her anın
Bana gösterdiği gözlerinle,
Beni gördüğünde oluşan gülümsemenin hediye ettiği
Bütün yüz kıvrımlarını
Tek tek seyrettim.

Bana saflığın, cır cır böceklerinin sesleriyle
Konuşabildiğini hatırlatır gibiydin
Dün gece.
Aşık olmanın, yalnızlığa çözüm getirmediğini
Öğretir gibi..

Ve ben dün geceden sonraki her dakikamda
Bu sabaha benzer rüyaları görmek umuduyla
Uyudum
Hep seninle kalmak isteyeceÄŸim gibi.